Ana Sayfa · İstanbul · Çocuk ve Ergen
Ergen Terapisi
Ergenlik, kimliğin ve bağımsızlığın yeniden kurulduğu fırtınalı bir dönemdir. Ergen terapisi, gencin kendi sesini bulabileceği ve yargılanmadan konuşabileceği bir alan açar.

"Beni kimse anlamıyor" cümlesi ergenlikte sık duyulur. Bazen bu, olağan bir büyüme sancısıdır; bazen de gencin gerçekten yalnız kaldığını, taşıyamayacağı kadar ağır duygularla baş etmeye çalıştığını gösterir. Ergenlik; bedenin, duyguların, arkadaşlıkların ve aileyle ilişkinin aynı anda değiştiği bir dönemdir. Ergen terapisi, gencin bu değişimler içinde kendini anlamasına, duygularını düzenlemesine ve kendi kararlarını verebilecek güveni kazanmasına eşlik eden bir psikolojik destek biçimidir.
Hangi durumlarda ergen terapisi önerilir?
- Uzun süren mutsuzluk, isteksizlik, içe kapanma
- Sınav, gelecek ya da sosyal ortamlarla ilgili yoğun kaygı
- Aileyle sık ve sert tartışmalar, iletişim kopukluğu
- Arkadaşlık sorunları, dışlanma, akran zorbalığı
- Özgüven ve beden algısıyla ilgili zorlanmalar
- Ekran ve sosyal medya kullanımının kontrolden çıkması
- Ayrılık, kayıp, taşınma gibi zorlayıcı değişiklikler
- Öfke kontrolünde güçlük, riskli davranışlar
Kendine zarar verme, ölümden söz etme ya da yeme düzeninde ciddi bozulma gibi durumlar beklemeden ele alınmalıdır; acil bir durumda en yakın acil servise başvurun ya da 112'yi arayın.
Ergenlerle çalışmanın farkı
Gençler, yetişkinlerin onlar adına karar vermesinden hoşlanmaz. Bu yüzden ergen terapisinde ilk adım güven kurmaktır. Terapist ne bir öğretmen ne de bir ebeveyndir; gencin söylediklerini yargılamadan dinleyen, onun bakış açısını merak eden ve gerektiğinde dürüstçe geri bildirim veren bir yetişkindir. Seanslar konuşmaya dayalıdır; ancak bazı gençler için çizim, müzik, yürüyerek konuşma ya da kısa etkinlikler daha rahat bir başlangıç olabilir.

Gizlilik ve aile
Ergenlerle çalışırken gizlilik çok önemlidir. Genç, seansta konuştuklarının ailesine aktarılmayacağını bilmelidir. Bu kuralın tek istisnası gencin ya da bir başkasının güvenliğinin tehlikede olduğu durumlardır; bu da ilk görüşmede genç ve ailesiyle birlikte açıkça konuşulur. Ebeveynlerle belirli aralıklarla yapılan görüşmelerde genel ilerleme paylaşılır, evde neler yapılabileceği konuşulur; ancak seans ayrıntıları aktarılmaz. Bu denge, hem gencin güvenini hem de ailenin sürece katılımını korur.
İlk görüşme nasıl planlanır?
İlk görüşme genellikle iki bölümden oluşur: Bir bölümde ebeveynlerle, bir bölümde gençle yalnız görüşülür. Bazı aileler önce yalnız gelmeyi tercih eder; özellikle genç terapiye gelmekte isteksizse bu yol daha uygun olabilir. Gençle yapılan ilk görüşmede amaç bir sorunu çözmek değil, tanışmak, onun neyle uğraştığını duymak ve terapinin ona nasıl yardımcı olabileceğini birlikte düşünmektir.
Seanslarda hangi yöntemler kullanılır?
Ergenlerde en sık kullanılan yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapidir; kaygı ve depresif ruh hâlinde düşünce ve davranış kalıplarını fark edip değiştirmeye yardımcı olur. Duygu düzenleme becerileri, öfke ve dürtüselliğin ön planda olduğu durumlarda öne çıkar. Kişilerarası yaklaşımlar arkadaşlık ve aile ilişkilerindeki zorluklara odaklanır. Gerekirse birkaç aile seansı da sürece eklenir. Hangi yöntemin kullanılacağına gencin ihtiyacına ve tercihine göre birlikte karar verilir.
Kimlik, arkadaşlık ve dijital dünya
Ergenlik, "Ben kimim?" sorusunun en yoğun sorulduğu dönemdir. Gençler değerlerini, ilgi alanlarını, ait oldukları grupları ve geleceğe dair hayallerini yeniden şekillendirir. Bu arayışın önemli bir kısmı artık çevrim içi dünyada geçiyor. Sosyal medya bir yandan arkadaşlıkları sürdürmenin ve kendini ifade etmenin yolu, öte yandan sürekli karşılaştırmanın, dışlanma korkusunun ve uykusuzluğun kaynağı olabilir. Ergen terapisinde bu konular yasaklar üzerinden değil, gencin kendi deneyimi üzerinden konuşulur: Hangi uygulamalar ona iyi geliyor, hangileri yoruyor, çevrim içi bir yorum gününü nasıl etkiliyor? Gencin bu soruların cevabını kendisi bulması, dışarıdan konan kurallardan çok daha kalıcı bir değişim sağlar.
Seans sıklığı ve süresi
Seanslar genellikle haftada bir, elli dakika sürer. Okul programı ve sınav dönemleri göz önünde bulundurularak saatler gencin hayatına uyacak biçimde planlanır. Terapinin süresi, gencin yaşadığı güçlüğe ve hedeflerine göre değişir; ilerleme düzenli aralıklarla genç ve aileyle birlikte değerlendirilir.
Gencim terapiye gelmek istemezse?
Bu çok sık karşılaşılan bir durumdur. Genci zorla getirmek çoğu zaman işe yaramaz. Bunun yerine terapiyi bir ceza değil, kendisi için ayrılmış bir alan olarak anlatmak, ilk görüşmeye yalnızca "tanışmak için" gelmesini önermek ve kararın bir parçası olmasını sağlamak daha etkili olur. Genç yine de istemiyorsa ebeveyn görüşmeleriyle başlamak, evdeki iletişimi değiştirerek gencin ileride sürece katılmasının yolunu açabilir.
Ebeveynler için öneriler
- Öğüt vermeden önce dinleyin; çözüm önermek yerine merak edin.
- Sınırları açık tutun, ama gencin söz hakkı olan alanları genişletin.
- Ekran kurallarını onunla birlikte belirleyin.
- Küçük ilerlemeleri fark edip dile getirin.
- Kendi kaygınızın konuşmaların tonunu nasıl etkilediğine dikkat edin.
Sık sorulanlar
Gencim bana terapide ne konuştuğunu anlatmak zorunda mı?
Hayır. Paylaşmak isterse paylaşabilir; ancak terapinin işe yaraması için gencin kendini güvende hissetmesi gerekir.
Ergen terapisi online yapılabilir mi?
Bazı gençler çevrim içi görüşmelerde kendini daha rahat hisseder; uygunluğu ilk görüşmede değerlendirilir.
Ne zaman psikiyatriste de başvurmak gerekir?
Şiddetli depresyon, kendine zarar verme, yoğun kaygı ya da madde kullanımı gibi durumlarda çocuk ve ergen psikiyatristiyle iş birliği yapılır.
On sekiz yaşını dolduran genç terapiye devam edebilir mi?
Elbette. Bu geçişte terapinin çerçevesi yetişkin bireysel terapiye dönüşür ve aileyle bilgi paylaşımı tamamen gencin kararına bırakılır.
Genciniz için bir ön görüşme planlamak üzere randevu talep edebilirsiniz; isterse genç de ilk görüşmeye katılabilir.
Randevu talebi